Duyuru

Gizle
Henüz duyuru yok.

Martı Kitabı Özeti

Gizle
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni iletiler

    Martı Kitabı Özeti

    Martı kitabı arka kapak bilgisi: Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

    Martı kitabı konusu: Martı kitabı konusu nedeni ile okunması için en fazla tavsiye edilen kitapların başında gelir. Oldukça motive edici ve insanın isteğinde her şeyi başarabileceğini bir martı vasıtası ile anlatan bir eserdir.
    Kitabın ana karakteri bir martı olan Jonathan Livingston ya da kısaca Jon’dur. Diğer tüm martılar sadece karınlarını doyurmak için uğraş verirken Jonathan hayata çok farklı bakar. Uçmayı çok sever ve her seferinde limitlerini zorlamaya uğraşır. Her zaman daha fazlasını başarabileceğini bilir ve buna içten inanır. Başarısız olduğunda da bile denemekten vazgeçmez ve sonunda akrobatik uçabilen tek martı olmuştur. Dahası diğer martıların aksine geceleri de uçabilmektedir.
    Jonathan uçmanın sınırsızlığını keşfettikten sonra kendisi gibi olan martılar ile tanışır. Artık kendisi bambaşka birisidir. Burada kendisinden daha yetenekli martılardan daha fazla şey öğrenir ve öğrendiklerini paylaşmak için eski sürüsüne döner. Fakat farklı olduğu için sürüsünden dışlanır. Yine de hayalinden vazgeçmez ve istekli olan martılara bildiklerini öğretmeye çalışır.
    Martı kitabının okura verdiği en önemli mesaj öğrenmenin sınırının olmadığıdır.

    Jonathan Livingston - Martı Özet

    Richard Bach tarafından 1972 yılında yazılan masal tadında bir öykü olan "Martı"; hemcinsleri gibi sadece yemek peşinde koşmayan, birbirleriyle kavga etmeyen sıradışı bir martı olan Jonathon Livinston'un hikayesini anlatmaktadır. İnsanlığı güzel bir şekilde eleştiren ve ders verici nitelikte yazılmış dünya edebiyatında önemli bir yeri olan kitaptır.

    Martı Jonathon Livinston, kendini diğer arkadaşlarından farklı görür. Onların amacı sadece karınlarını doyurmaktır. Jon için ise önemli olan yemek değil uçmaktır. Uçmayı büyük bir tutkuyla seviyordur. Ailesi bu duruma tepki verir. Annesi, alçaktan uçmak albatrosların işi olduğunu ve zayıf kaldığını söyler ve kendisi için yemek bulmasını ister. Fakat Jon ailesini dinlemez ve uçuş denemeleri yapar. Başarısız olur ve sıradan bir martı olmaya karar verir. Fakat birgün karanlıkta uçmaya karar verir. Çünkü martıların karanlıkta uçamadıkları bilinmektedir. Birkaç deneme yapar ve sürüye katılmamaya özgürce uçmaya karar verir. Jonathan artık yeryüzünün akrobatik uçuş yapabilen tek martısıdır. Kumsaldaki sürüye katıldığında neredeyse gece yarısı olmuştur. "Yaşamak için ne kadar çok neden var. Cehaletimizi kırabiliriz, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz!" diye düşünüyordur. Fakat olaylar beklediği gibi değildir. Martı Konseyi toplanır ve Livinston'u pervasızlık ve sorumsuzluk gösterdiği gerekçesiyle sürüden atarlar. "Bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim!" dese de Jon artık sürüden ayrı yalnız bir martı olmuştur. Gökyüzünde özgürce uçarken gecenin bir yarısı ışıklar saçan iki martıyla karşılaşır. Uçma stillerini çok beğenir. Bu iki martı aynı aileden olduklarını söyleyerek Jonathan'ı da yanlarına alarak kapkaranlık gökyüzünde yükselerek gözden kaybolurlar.

    Kitabın ikinci bölümünde Jonathan'ın farklı bir gezegendeki hayatı anlatılmaktadır. Artık onun da ışıklar saçan kanatları vardır ve burası cennet diye düşünür. Bu yeni yerinde dünyadakinden çok daha fazla şey öğrenmesi gerektiğini düşünür. Buradaki martılar da farklıdır. Hepsi kendilerini geliştiren ve farklı denemeler yapan muhteşem kuşlardır. Burada Sullivan ve Chiang adlı kuşlardan çok şey öğrenir. Kendisinin sınırları olmayan mükemmel bir martı olduğuna karar verir. Fakat bir gün dünyada da bir ya da iki tane öğrenmeye hazır martı olacağını düşünür. Sulllivan buna karşı çıksa da Livingston yeni öğrenci bulup öğrendiklerini paylaşmak amacıyla dünyaya geri döner.

    Kitabın üçüncü bölümünde Jon'un geri döndüğü sürü bölgesindeki öğrencileriyle maceraları anlatılır. Fletcher de sürüden atılmış bir martıdır ve Jon'un ilk öğrencisi olur. Gün geçtikçe yeni öğrenciler de katılır. Bir gün Jon öğrencileriyle beraber kurultay toplantısının olduğu yere gider. Sürü onlara sırtını dönse de Jon eğitim uçuşlarına devam eder ve her gün bir iki tane yeni martı Jon'un grubuna katılır. Bir gün Fletcher yavru bir martıya çarpmamak için kayaya çarpar. Herkes öldüğünü zanneder, Fakat Fletcher bir rüyadan uyanır gibi kalkar. Dört bin martı bunun şeytan işi olduğunu düşünerek saldırmaya çalışırlar. O anda Jon ve Fletcher bin metre uzağa uçarak kaçarlar. Bu duruma Flatcher çok şaşırmıştır. Bu nasıl olur diye sorar. Jon, tıpkı eskiden olduğu gibi çalışarak der. Ertesi sabah, Jon, "Artık bana ihtiyacın kalmadı. Senin kendini bulmaya ihtiyacın var. Onu anlamaya ve öğrenmeye çalış." der. Kısa bir süre sonra Jonathon'un bedeni şeffaflaşır ve kaybolur. Fletcher kısa bir an öğrencilerine onları gerçekten oldukları gibi görür. Gülümseyerek, sınır yok Jonathon diye düşünür. Öğrenme yarışı işte yeniden başlamıştır.
Hazırlanıyor...
X